TFF Başkanı Yıldırım Demirören, bugün Lig TV’de yayınlanan Futbol Gündemi programında Şansal Büyüka’nın konuğu oldu.

Yıldırım Demirören,  programda yaptığı açıklamada, havuzdan çıkmayı düşünen kulübün maçlarını yayınlatmayacaklarını belirterek, “İhale süresi bitene kadar hiçbir kulüp havuzdan çıkamaz. Geçmiş dönemlerde birkaç kulüp yapmaya yapmaya çalıştı. Maçlarını yayınlatamadılar ve geri döndüler” dedi.

Havuzdaki dağılımın değişimi yönünde kulüplerin taleplerini değerlendiren Demirören, “Kulüplerle beraber yaptık. Herkes anlaşıp gelirse değerlendiririz. 18 kulübün anlaşması lazım. Geçen sezon ihaleyi uzatırken, 18 kulübün de onayını aldık” diye konuştu.

Türk futbolu ile ilgili açıklamalarda bulunan ve federasyonun planlarıyla ilgili bilgi veren Başkan Demirören, UEFA kriterlerinin kulüpleri etkileyeceğini, kendilerinin de 2015-2016 sezondan itibaren çıkaracakları kriterlere de kulüplerin uyması gerektiğini dile getirdi.

Yıldırım Demirören, çıkaracakları kriterlerin PTT 1. Lig ve 2. lig kulüplerini de kapsadığını kaydetti.

Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Fenerbahçe-Trabzonspor karşılaşması öncesi hakem Bülent Yıldırım’ı aradığını açıklamasına ilişkin de Demirören, yöneticilerin açıklamalarıyla ilgili kendilerinin verdiği cezaların yeterli olmadığını ve savcıların da devreye girmesi gerektiğini dile getirdi.

“6222 sayılı Kanun’un da çalışması lazım” diyen Yıldırım Demirören, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Futbol içinde yaptığınız her şey 6222 sayılı Kanun’a girer. Yeter ki savcılarımız bunu yapsın. İyi niyetle herkes hakemi arayabilir ama maç öncesi ne kadar iyi niyetle konuşursanız konuşun bu toplumda yanlış yerlere, yanlış algılamalara gelir. İbrahim Bey için konuşmuyorum, genelleme için konuşuyorum. Her beyanatımızın, söylediklerimizin nereye gittiğini tartmamız lazım. Çok iyi niyetli aradılar. Yarın başkaları ararlarsa, sonunda futbolcular ararsa altından nasıl çıkarız. Yarın kendisi için ararlarsa altından nasıl kalkacağız?”

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu tür tavırlara devam etmesi halinde cezasını alacağını vurgulayan Demirören, “Federasyonu kimse köşe başındaki bakkal gibi göremez. Ne kadar yaparlarsa federasyon o kadar cezasını verir” dedi.

Hacıosmanoğlu’nun açıklamalarının ardından bütün alternatifleri masaya yatırdıklarını kaydeden Demirören, “Ben hakemlerime güvendiğimi ilk günden söyledim. Düşündüğümüz alternatiflerden biri hakemi geri çekmek olabilirdi. İkincisi maçın ertelenmesi ve üçüncüsü de aynı hakemle devam etmekti. Hepimiz üçüncüden yanaydık. Bülent Yıldırım, konuşur konuşmaz Yusuf Namoğlu’nu aramıştı. Ben de Bülent Yıldırım’ı aradım. ‘Hocam nasıl hissediyorsun’ diye sordum. UEFA ile de bunu görüştük. Aynı hakemle devam etme önerisinde bulundu. O atmosferde Yıldırım alnının akıyla çıktı” diye konuştu.

Yıldırım Demirören, hakemlerle ilgili eleştiriler sonrası kulüplerin istemesi halinde Merkez Hakem Kurulu’nu (MHK) seçebileceğini ancak o zaman daha beter konuşacaklarını ifade etti.

MHK Başkanı Yusuf Namoğlu’nun yaşanan olayların ardından hakemleri perşembe günleri değil son gün açıklama yönünde teklif getirdiğine dikkati çeken Demirören, “(Hayır) dedim. Bir kulüp başkanı ararsa bize bilgi versin. Nezaket kuralları içinde bu telefonu kapatsın dedim. İstiyorlarsa kulüpler MHK’yı kendileri seçsin. Anlaşabilmeleri lazım. Çok zor, bu düşünceyle yapamazlar” dedi.

Yıldırım Demirören, Anadolu Üniversitesi’nde başlattıkları projeyle hakemlerin eğitim aldığını kaydetti.

Tesis yatırımı ile ilgili düşüncelerinde değişikliğe gideceklerini anlatan Başkan Demirören, oluşturdukları ekiple ihtiyacı olan kulüplere destek olacaklarını söyledi.

Stat zeminlerinin kötülüğüne değinen Demirören, UEFA ve FIFA’dan bu konuda yardım istediklerini ve kulüplere yardımcı olacaklarını dile getirdi.

Menajerlik sistemi konusunda nisan ayında çalışmaların sonuçlanacağını aktaran Başkan Demirören, FIFA’dan yetkililerin geleceğini ve yeni bir belgelendirmenin gerçekleştirileceğini vurguladı.

Ziraat Türkiye Kupası’nda bazı kulüplerin oynamak istememesine değinen Demirören, şunları söyledi: “Kulüplere soruyorum oyunculara maç başı verirken Türkiye Kupası için ‘yarısını veririz, yüzde 25’ini veririz’ diye niye anlaşma yapmıyorlar? Niye Türkiye Kupası için tamamını ödüyorlar? Kupanın statüsünde değişiklik yapacaksak hep birlikte yapalım. Bütün Türkiye kupayı oynuyor. Galatasaray Sneijder’i, Beşiktaş Demba Ba’yı, Fenerbahçe de Sow’u götürüyor. Genç oyuncuları görüyoruz. Federasyon olarak finale 5 milyon lira ödül koyduk.”

Demirören, Galatasaraylı futbolcu Felipe Melo ile yaşadıkları polemikler konusunda ise “Melo benim muhatabım olamaz. Ben de onun olamam. Kendisi çok önemli bir camianın değerli oyuncusu. Kendisine çok saygım var. Onun da federasyon başkanına saygı göstermesi lazım. Benim kendisiyle ilgili verdiğim genel bir örnekti. Yanlış yerlere çekildi” ifadelerini kullandı.

Yıldırım Demirören, kulüplerin gelir gider dengelerinin bozuk olduğunu ve bu durumun da borçlanmayı getirdiğini söylerken, benzer şeyleri kendisinin de Beşiktaş’ta yaşadığını dile getirdi.

Kendisinin Beşiktaş Kulübü Başkanlığı döneminde büyük bir borç bırakarak ayrıldığı eleştirilerinin sorulması üzerine, Demirören, şunları söyledi: “Aslında bu konuya çok uzun cevap vermek isterim ama konumum olarak çok ayrıntılı cevap veremeyeceğim. Ayrıca geçen haftalarda Beşiktaş Divan Kurulu Toplantısı’nda başkan ile divan başkanı arasında da bir gerginlik olmuş. Bunun üzerine yorumlar yaparsam, taraf olmuş, dışarıdan bu işlere müdahale etmiş olurum. Bir gerçek var ki, biz kulübü 430-450 milyon lira borçla bıraktık. Şu anda kulübün borcu 1 milyar liralarda. Her yönetim, her başkan, taraftarı ve camiası için çalışıyor. Türk futbolunda giderler, gelirlerden fazla. Bugün Avrupa’da örnekleri var, Manchester United da aynı durumda. Ben kimseyi kulübü borçlandırdığı için suçlamıyorum, suçlamam da imkansız. Çünkü aynı şeyi ben de yaptım. Gelirler giderlerden az olduğu sürece futbolumuzu kurtaramayız.”

Federasyon olarak kendi mali fair-play kriterlerini uygulama yoluna gideceklerini vurgulayan Demirören, “Kulüplerin mali yapılarını düzeltmemiz ve güçlendirmemiz lazım. UEFA’nın benzer kriterleri var ama bu Avrupa kupalarına katılan kulüpler için geçerli. Bizim Avrupa kupalarına gitmeyen, PTT 1. Lig de dahil çok sayıda kulübümüz var. Futbolu ancak böyle kurtarabiliriz” ifadelerini kullandı

Demirören, TFF’de başarılı bir yönetim sergilediklerini aktararak, “Biz yönetim olarak cesur ve kararlıyız. Artı vizyonumuz ve misyonumuz var. Kimseden çekinmiyoruz” dedi.

Demirören, “Maçı kaybeden, hakem hatası gören federasyonu suçluyor. Federasyon sanki köşe başındaki bir bakkal. Türk futbolunun lideridir federasyon. Bizler idare ediyoruz. Kimse futbolu kendi idare etmeye kalkmasın. Herkesin fikirlerine açığız, herkese aynı mesafedeyiz. Bunu herkes bilmeli” diye konuştu.

Türkiye’de futbolun değil, hakemin tartışıldığına dikkati çeken Demirören, İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya gibi ülkelerde önemli hakem hataları olduğunu belirtti. Demirören, “Kimse hakem hatasını tartışmıyor. Herkes ileriye bakıyor. Altyapıya, mali durumlara, tesislere önem veriliyor. Hakem hatası bu oyunun doğasında var ve olacak. Buna göre hareket edilmesi lazım. Ben değil, biz diyerek, Türk futbolunu düşünerek hareket etmemiz gerekir. Başkanlarımızın, yöneticilerimizin taraftara oynamayı değil, futbola oynamayı düşünmeleri gerekir. Kamuoyunun yönlendirdiği değil, kamuoyunu yönlendirendir asıl başkan” değerlendirmesinde bulundu.

Yıldırım Demirören, e-bilet uygulaması nedeniyle taraftar sayılarının önemli düşüş yaşadığı görüşüne katılmadığını dile getirerek, şöyle devam etti: “E-bilet nedeniyle seyirci azaldı. Kötüler ayıklanıyor. İstemediklerimizin çoğu gelmiyor. Bunun için çok memnunuz. E-bilet uygulamasından dolayı seyirci azalmadı. Bugün satılan e-bilet 800 bini geçti. Demek ki kademe kademe gidiyor. Eskiden bedava dağıtılan biletler vardı. E-bilet uygulaması öncesi 11 bin 500 seyirci ortalamamız varken, sonrasında 6 bin 500 seviyelerine geriledik, şimdi de 8 bin 500’lere çıktı. Yavaş yavaş yükseliyor. Bizde seyirci yok ki. Sadece üç tane maça bakıyoruz. Büyük takımları çıkarın, Anadolu ortalaması 4 bin 500’dü eskiden. Bunu sonuna kadar götüreceğiz.”

Demirören, gelecek sezondan itibaren uygulanacak yeni yabancı uygulamasının, 4 yıl süreyle devam edeceğini belirtti.

Yabancı sayısı konusunda hep kulüplerle istişare içinde olduklarını anlatan Demirören, “Ben de azalsın istiyordum ve kademeli olarak 8’den 5’e kadar indirdik ama gördük ki bizim getirdiğimiz bu kısıtlama sistemi hatalar veriyor. Yabancı sınırlı ama yerlinin bu sefer fiyatları arttı. Rekabet az olunca yerli oyuncular kendilerine bakmaz oldu. Anormal bir borçlanma artışı ortaya çıktı. Yeni dönemde en fazla 14 yabancı, en az 14 yerli oldu. Belli aksaklıklar çıkacaktır ve hep beraber göreceğiz. En mühimi, tüm kulüplerle beraber 4 yıl uygulanacağının teyidini verdik” diye konuştu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, insanların birbirine güvenmesi gerektiğini belirterek, “Biz adiliz, insanların verilen kararların adil olduğuna inanması lazım. Hakemler hata yapabilir” dedi.

Demirören, Lig TV’de katıldığı programda yaptığı açıklamada, iyinin alkışlanması gerektiğini vurgulayarak, “Rahmetli Canaydın (Özhan), Fenerbahçe’yi alkışladı diye büyük tepki aldı. Aslında başarı alkışlanmalı. Yönetici olarak kulüpleri, camiaları karşı karşıya getirmeye hakkımız yok. Bizler gelip geçiciyiz. Saygı çerçevesinde başarılı olanın elini sıkmalıyız” ifadelerini kullandı.

Cuma günü yönetim kurulunda talimat değişikliğine gideceklerini belirten Demirören, eğer hakemlerle ilgili bir telefon olayı daha olursa ceza ve yaptırımın artacağını söyledi. Demirören, Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “ceza alsam da maça gireceğim” dediğinin belirtilmesi üzerine, “Böyle dediğini tahmin etmiyorum. Böyle bir şey olursa talimatlar uygulanır. Benim bildiğim o maç oynanmaz bile, oraya kadar gidebilir. Hiç kimse federasyonun üstünde değil” diye konuştu.

Demirören, futbolun prestijinin iyi olmadığını, Avrupa’nın hiçbir ülkesinde bu kadar konuşan kulüp başkanı, yönetici ve futbolcunun bulunmadığını dile getirdi.

Ligin kalitesinin ilk yarının sonlarına doğru artmaya başladığını kaydeden Demirören, “Önemli oyuncularımız tam performanslarını yakalamaya başladı. Yarışın sonuna kadar böyle gideceğini düşünüyorum” dedi.

Yıldırım Demirören, deplasmanda seyirci yasağının kalkmasını istediğini, bunun için 4 büyük kulübün anlaşması ve İl Spor Güvenlik Kurulu’nun da bunu onaylaması gerektiğini söyledi.

Maçlara gitmemesiyle ilgili de Demirören, Avrupa’da federasyon başkanlarının her maça gitmediğini belirterek, “Maça gitmek, kendini göstermek şovmenlikten başka bir şey değil. Bizim orada ne işimiz var? Bunları geçmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

Demirören, genel kurulda herkesin fikrini saygı çerçevesinde söylemesi gerektiğini anlatarak, “Hakem hatasında çıkıp, ‘federasyonu göndeririz’ diyorlar, bunu hep duyuyoruz. Zamanında ben de yaptım, yanlışmış” diye konuştu.

“Başkanlığa yeniden aday olacak mısınız” sorusu üzerine Demirören, “Ben başkanım, aday olmam. Aday olmama gerek yok. Birkaç arkadaşımız istifa etti. Benim yönetim vizyon ve misyon sahibi kişilerden kurulmuş. Kararlı ve kimseden korkmayan bir yönetim kurulumuz var. Bizim farkımız bu. Gitmemiz lazımsa da gideriz” ifadelerini kullandı.

A Milli Futbol Takımı’nın 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Eleme Grubu’na kötü başlangıç yapmasıyla ilgili de Demirören, şunları söyledi:

“İlk yarı sonuna kadar milli takımda oynayan oyuncuların yüzde kaçı gerçek performansındaydı. Milli takım en iyilerini aldı. En iyi diye gördüklerimiz gerçek performanslarının çok çok altındaydı. Onlar çok çok altında olduğu sürece milli takımın başarılı olma şansı yok. Önemli olan her turnuvaya katılan bir milli takım yaratmak. 16 Yaş Milli Takımımız Ege Kupası’nda şampiyon oldu. Harika bir nesil geliyor. Onların hepsi Türkiye’de yetişmiş çocuklar.”

Demirören, “Hakemler Melo ve Emre gibi futbolculardan korkuyorlar mı?” sorusu üzerine, “Benim hakemimin Allah’tan başka kimseden korkusu olduğuna inanmıyorum. Hakemlerimize ‘akşam yattığınızda vicdanınız rahat etsin’ diyorum” dedi.

Yıldırım Demirören, futbolda 3 Temmuz sürecinden kısa bir dönem etkilenme olduğunu ama bunu atlattıklarını söyledi. Bu dönemin seyirci kaçışında çok az etkisi olduğunu belirten Demirören, “Bunların hepsini atlattık. Adil çözüm oldu ki her şey normal gidiyor” ifadelerini kullandı. Demirören, federasyon olarak siyasetten destek aldıklarını belirtti.

Demirören, Atatürk Olimpiyat Stadı’nı değiştirerek, milli takım stadı haline getirmek istediklerini kaydetti.

Milli maçların Anadolu’da oynanacağını anlatan Demirören, “Maalesef takım taraftarlığı, milli takım taraftarlarının önüne geçti. İstanbul’da son yaşadığımız maçlarda gördük. Bunlar milli takım oyuncuları. 16 yaşındaki Ozan’ı bizim taraftarımız yuhaladı. Bu çok üzücü. Onun için Anadolu’ya gideceğiz. İlk iki maç Konya’da olacak” diye konuştu.

Yıldırım Demirören, federasyon başkanlığı döneminde Riva’daki tesisleri yaptıklarını, e-biletin devreye girdiğini, kötü tezahüratın yüzde 85’e yakın azaldığını, altyapıya önem verdiklerini, PTT 1. Lig, Spor Toto 2. ve 3. Lig ile amatör kulüplere yardımlar yaptıklarını, lisanslı sporcu sayısının da arttığını anlattı.

Beşiktaş’ın yeni stadından loca alacağını belirten Demirören, siyah-beyazlı kulüpten alacaklarıyla ilgili kulüp başkanı Fikret Orman ile bir araya geldiklerini ve bunları çözeceklerini kaydetti.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören, belediyelerin futbolun içinde olmalarına karşı olduğunu, belediyelerin kulüp kuracaklarına kulüplerin amatör branşlarına destek vermelerinin kulüpleri daha çok rahatlatacağını anlattı.

Kaynak: Anadolu Ajansı

5e379b5ff6bc4ea3a6ae3bf24fed77a2 8a5831d9de40405c92c679e9be974f9e (1) 1649abeefac64d3f96f4a5acbee5d36c